Altıncı Adım: Tedavi ve Takip

Altın adımdan sonra, altıncı adımdayız. Bu adım tedavi süreci ve takibin önemini kavramaktan oluşuyor. Bu arada, farkında biriysen, yazılarımın arasındaki süre farkını görmüşsündür. Bir süreliğine ben de kendimle yeniden ilgilenmem gerektiğinin farkına vardım, bu yüzden altıncı adımı yazmakta geciktim.

Tedavi süreci nedir ve ne kadar sürer?

Tedavi süreci kişinin hem fizyolojik hem psikolojik olarak iyileşmesi için gerekli olan zaman dilimidir. -Bir dakika, neden fizyolojik?- şeklinde aklınızda bir soru belirdi mi? Anksiyete bozukluğu ve panik atak ile ilgili tanımlamalardan bahsederken fizyolojik olarak rahatsızlıklardan da belirtmiştim. Titreme, çarpıntı gibi belirtiler. Yani psikolojik rahatsızlıklarımızın dışavurumlarını fizyolojik olarak tanımlamak, pek de yanlış olmaz? 

Bana göre, yani bu rahatsızlığı yaşamış birine göre, bu rahatsızlık iki safhadan oluşuyor. 

  • Psikolojik sorunlar,
  • Fizyolojik sorunlar,

Tedavi süreci, bir uzman klinik psikolog veya psikiyatri uzmanı ile rahatsızlığınızın giderilmesi için uygulanan tedavi yöntemine, gündelik yaşamınıza, bütçenize ve karakteristik özelliklerinize göre bir dizi değişkene bağlıdır.

Ayrıca, belirtmeden geçmemeliyim ki, sizin bu rahatsızlığa bakış açınıza da bağlıdır. Yani, siz bu rahatsızlığı sadece belirtileri yok etmek için mi yenmek istiyorsunuz? Yoksa, hayata bakış açınızı değiştirmek ve aynı sorunlarla tekrar uğraşmamak, daha kaliteli bir yaşam standardına kavuşmak için mi yenmek istiyorsunuz?

Kendinize soracağınız bu soruya göre de sizin tedavi süreciniz uzayacak veya kısalacaktır. Koyulan teşhise ve uyguladığınız tedaviye göre sürenin değişken olduğunu söyleyerek tedavi süreciniz ile ilgili yaklaşık bilgiyi doktorunuzdan öğrenmeniz sizin planlamanız açısından daha uygun olacaktır.

Takip nedir ve neden önemlidir?

Çoğunlukla, farkında değiliz. Beynimiz yaşam koşullarımıza kısa süre içerisinde alışmakta ve yaptığımız herhangi bir aktivitenin nasıl hissettirdiği konusunda çok kısa bir süre düşünürüz. Bu nedenle, tedavimizin aşamalarında ki bedensel duyumları ve duygu durumumuzu gözardı etmemiz veya daha doğru ifade ile farkına varamamamız, ne zaman ne hissettiğimizi bilememek tedavi sürecine engel olabilir.

Sizin doktorunuza vereceğiniz geribildirimler tedavi sürecinizi değiştirebilir, hızlandırabilir veya yönlendirebilir. 

Sonuç olarak baktığımızda karşımızdakinin de bir insan olduğunu unutmamalı ve süper güçleri olan, size baktığında şıp diye her şeyi anlayacak bir yeteneği olmadığını da hatırlamalısınız. Ayrıca, tüm gün sizin yanınızda değil, siz sadece seanslarda kendiniz ve tedavi süreciniz hakkında bilgi verebilmektesiniz.

Kendinizi iyi takip ederseniz, notlar alırsanız ve haftanın özetlerini tutarsanız, bir sonraki seansınızda geçen zamanınızı çok kısa ve verimli özetleyebilir, terapi sürecinize daha kısa süre içerisinde geçebilir ya da psikiyatri ile görüşmenizde kullandığınız ilaçların ölçülerinde ya da ilacınızda değişikliğe gidilebilir.

Sonuç

Not tutma alışkanlığı kazanabilirsiniz. Kendiniz ile ilgili detayları daha spesifik bir şekilde sunma yeteneğini geliştirebilirsiniz. Tedavi sürecinizde başrol oynayabilirsiniz. Kendinizi kontrol altına alabilirsiniz.

Sevgiyle kalın,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir