İlk Adım: Kabul

Anksiyete, anksiyete bozukluğu ve panik atak ile ilgili doğrulanmış bilimsel bilgileri sizinle önceki yazılarımda paylaştım. Bu yazılar, herkes tarafından bilinen, kabul edilmiş ve rahatsızlıkların detaylarını yeteri kadar içermeyen, bir doktor dilinden anlatılırcasına yazılmış yazılardır.

Bu blog yazısı ve serisi ile birlikte bu rahatsızlıkları adım adım tanımaya, rahatsızlıklarla baş etmeye ve rahatsızlığın olumsuz etkilerine güle güle dercesine karşı koymaya başlayacağız.

Daha önceki yayınlanmış yazıları henüz incelemediyseniz aşağıdaki satırlara linkleri bırakıyorum;

Anksiyete Nedir?

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

İlk adımı atalım

Belki bir öğrencisiniz, belki bir işçisiniz veya yönetici. Korkunç şeyler yaşamış olabilirsiniz veya ufak ufak sorunlar dağ gibi büyümüş de olabilir. Kendiniz ile ilgili anksiyete bozukluğu teşhisi koyulduğu ilk zamanda da olabilirsiniz ya da bu süreç oldukça uzamış ve sürecin içerisinde yalnız kalmış da olabilirsiniz.

Rahatsızlığın hangi sürecinde olursanız olun, hayat hikayeniz nasıl olursa olsun; rahatsızlığınızı tanımanız ve ilk adımı atmanız mutlaka gereklidir. Bu ilk adımı, size teşhis koyulduktan onlarca zaman sonra da atabilirsiniz. Bu bir problem değildir. Çünkü, bu sorunlara yol açan faktörler ya geçmişte ya da gelecekte yaşıyor olmanızdan kaynaklanıyor. Şu an ilk adımı atıyor olmanız, daha önce atmış olmanız ya da ilerleyen zamanlarda kendinizi hazır hissettiğinizde atmanız arasında bir fark bulunmamaktadır. Bu sadece sürecinizi belirleyen, yönlendiren bir adımdır.

Anksiyete veya bildiğimiz diğer tanımı ile nedeni belli olmayan kaygılar; her insanın yaşamı boyunca karşılaşabileceği bir kavramdır. Anksiyete bozukluğu, yaşanmış veya yaşanabilecek olaylar karşısında beynimizin normal bir tepki verememesidir. Panik atak ve diğer teşhisler ise vücudumuzun sorunları dışavuruş şeklidir.

Anksiyete, son nefesimize kadar bizimle birlikte olabilir. Fakat, anksiyete bozukluğu ve panik atak gibi rahatsızlıkları sonsuza dek çözümleyebiliriz ya da ilerleyen zamanlarda tekrar başımıza gelebilir. Bu bireyin karakteristik özelliklerine ve yaşam standartlarına göre değişkenlik gösterir.

Hadi, ilk adımımızı atalım: ilk adım rahatsızlığımızı kabul etmek.

Bu bir rahatsızlık. Rahatsızlığımı tanıyorum. Gün geçtikçe farklı belirtiler de karşıma çıkabilir. Buna hazırlıklı olmak için araştıracağım, edindiğim bilgileri doğru kaynaklar ile karşılaştıracağım, gerekli olanları uygulayacağım. Bu bir deneyim ve bu benim rahatsızlığımı yendikten sonraki sürecim için temelimi hazırlayacak. 

İlk adım neden önemli?

Günümüzde en yaygın ve bilinen hastalıklardan birisi anskiyete bozukluğudur ve çoğu insan anksiyete bozukluğu belirtilerini farklı yerlerde aramak ile meşguldür. Örneğin sık sık çarpıntı yaşayan biri, kardiyoloji ile görüşür ve yapılan testlerin sonuçlarında herhangi bir çarpıntıya sebebiyet verecek bir rahatsızlığın olmadığı, sağlıklı olduğu sonucunu alır ve yaşadığı rahatsızlığı gözardı eder. Nefes alma problemleri yaşayan insanlar, burun spreyi, burun bandı gibi çözümlere yönelir. Bu gibi durumlar süreci uzatmaktadır. Nihayetinde rahatsızlığın tanısını koymak üzere bir psikaytri uzmanı veya psikolog ile görüştüğünde bu zamana kadar oldukça fazla miktarda ödeme yapmış olduğunu ve gereksiz yere ilaç tükettiğini ya da zaman kaybettiğini fark eder. 

Bu nedenle, size bu teşhis koyulduğundan itibaren sürecinizi iyi değerlendirmenizi ve oluşan her problemde farklı doktorlar aramak yerine psikiyatri uzmanına veya terapistinize danışarak bilgi edinmeniz hem ekonomik açıdan hem de sağlığınız açısından önem taşımaktadır.

Ayrıca, rahatsızlığı tanımak, bu rahatsızlığı yenme sürecinde önemli ve büyük bir adımdır. Hangi yoldan gideceğimizi bilmezsek attığımız adımlar, bizi sadece yoracak ve motivasyonumuzu düşürecektir.

Sonuç

Rahatsızlığımızı tanıdığımızda, uygulayacağımız tüm yöntemlerin etkisini hesaplayabilir ve bu yöntemleri nasıl destekleyebileceğimiz konusunda temel bilgiyi edinmiş oluruz. Bu sürecin önemli ve büyük bir parçasıdır. 

Yalnız değilsiniz! Bu problemi yaşayan binlerce, yüzbinlerce insan var. Bu problemleri yaşayacak bir o kadar da insan var. Fakat, farkında olan çok az insan var ve yaşam standartları gitgide kötüleşen insanların ne yazık ki süreçleri uzamaktadır. Siz bu süreci kısaltmak istiyor musunuz? Eğer istiyorsanız, takip etmeye devam edin, kendi sağlığınız için. Bu blog, hem bir farkındalık çalışması hem de bir tedavi sürecidir.

Sevgiyle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir